Hz. Peygamber sas şöyle buyurmuştur: “Üç şey insanoğlunun mutluluğundan, üç şey de insanoğlunun bedbahtlığındandır. İnsanoğlunun mutluluğundan olan şeyler; iyi bir eş, oturmaya müsait bir konut ve uygun bir binektir. İnsanoğlunun bedbahtlığından olan şeyler ise makûs bir eş, makûs bir konut ve makûs bir binektir.” İbn Hanbel, I, 169

Hayırlı bir eşten maksat, dindarlık, beden sıhhati, us, ahlak, hoş idare ve yaratılış güzelliği gibi niteliklerdir. Hz. Peygamber’in sas saadet kelimesini en çok kullandığı yerlerden birinin aile yaşamı ile ilgili mevzular olması, onun sas aile mutluluğuna verdiği ehemmiyeti göstermektedir. Aile mutluluğunu Kur’an, ‘göz aydınlığı’ deyimi ile anlatmaktadır. Genellikle bütün dillerde mutluluğun ilk tezahür ettiği yer, göz bebeğidir. Kur’an’da da müminlerin özellikleri anlatılırken onların, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a cc karşı gelmekten kaçınanlara önder eyle!”  şeklinde dua ettiklerinden laf edilmektedir. Bu âyet, kişinin Allah’tan cc hep hayırlı olanı istemesi gerektiğine vurgu yapmasının yanı gizeme hayırlı bir eşe ve salih evlâtlara sahip olmanın, aile saadeti anlamına geldiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Yine Hz. Ömer’in ra Mekke valisi olan Nâfi’ b. Abdülhâris tarafından nakledilen bir rivayette Hz. Peygamber sas, iyi komşuya sahip olmayı da eklemiş ve “İyi bir komşu, rahat bir binek ve geniş bir konut kişinin mutluluğundandır.”  buyurmuştur.

Rivayetin sonunda geçen ‘geniş konut’ tabiri ile insanın temel ihtiyaçlarından olan btemizleme ihtiyacına vurgu yapılmaktadır. Zira geçimin yarısı btemizleme ile ilgilidir. Bu sebeple ihtiyacı karşılayacak şekilde hoş bir konuta sahip olmak bir mutluluk vesilesidir. Kişinin gidişatına uygun bir bineğe sahip olması, onun temel ihtiyaçlarını karşılaması açısından bir mutluluk vesilesidir. Hoş ahlâklı bir komşu, kişinin güvenilir bir etrafta yaşaması açısından çok önemlidir ve bir mutluluk vesilesidir. Belki de bu gidişatı en hoş ‘Konut alma, komşu al’ atasözü anlatmaktadır. Hz. Peygamber sas, yukarıdaki hadislerde özellikle hiçbir insanın yaşamı boyunca kendisinden müstağni kalamayacağı hususları ifade etmiştir. Hoş bir konut, uygun bir binek ve iyi bir komşuya sahip olmak, kısacası bütün bu sayılanlar, başka bir gaye için değil, ancak ve ancak İslâm cemiyetinin en güzide müesseseyi olan ailenin huzur ve mutluluğu içindir.

Hz. Peygamber’in sas hadislerine göre, tevbe etmeyi ihmal etmemesi kaydıyla uzun bir ömür sürmesi de kişiye verilmiş bir mutluluktur. Zira bu, kişiyi âhirette de mutlu kılacaktır. Sahâbenin büyüklerinden ve bilginlerinden olan Câbir b. Abdullah’tan ra nakledildiğine göre, Hz. Peygamber sas, “Vefatı istemeyin. Zira can vermek sekerâtü’l-mevt çok güçtür. Kişinin ömrünün uzun olması ve Allah’ın cc insana, tevbe ile kendisine yönelme imkânı vermesi onun için mutluluktur.”  buyurmuştur.

Evet, Allah’a cc karşı iyilik, takva ve keremle geçen bir ömür, elbette, imrenilmesi gereken bir ömürdür. Böyle bir kimse âhirette de mutlu olacaktır. Allah’a cc karşı isyan, bedbahtlık ve makûsluklarla geçen bir ömür de şekâvet içerisinde geçirilen bir ömürdür. Ve böyle bir kimse âhirette de bedbahtlardan olacaktır.

Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam

Akşam Ezanı

Kategori: